Haslet: Duyguların Derinliklerinde Kaybolan Bir Kavram Bugün sizlere, belki de kulağınıza çok da yabancı olmayan ama anlamını her zaman tam kavrayamadığınız bir kelimeden bahsedeceğim: Haslet. Bu kelime, gündelik dilde çok fazla yer bulmasa da, aslında içimizdeki pek çok duyguyu tanımlamakta gizli bir güç taşıyor. Pek çoğumuzun, özellikle duygusal açıdan yaşadığı bazı karmaşıkları ya da bazen anlamlandıramadığımız davranış biçimlerini bu kelimeyle açıklayabileceğini düşünüyorum. Haslet, TDK’ya göre “doğuştan gelen ve insanın kişiliğiyle özdeşleşen özellikler” anlamına geliyor. Ama Ekşi Sözlük’te ise bu kelime farklı bir biçimde karşımıza çıkıyor. Pek çok kişi, hasleti “açıkça kötü bir karakter özelliği” olarak tanımlıyor. O zaman soralım: Haslet,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Haşlanmış Nohut: Zamanın Sihri Bir akşamüstü, evde yalnız başıma otururken pencerenin kenarına yerleşen güneşin altın ışıkları, odamı sımsıcak bir huzurla dolduruyordu. Bir yandan dışarıda kuşların cıvıltısı, bir yandan da mutfakta kaynayan suyun çıkardığı hafif hışırtı. Bazen, hayatın en basit anlarında, en derin anlamları bulabiliyoruz. İşte o an, mutfakta haşlanmış hazır nohutlarla ilgili bir düşünce belirdi kafamda: Nohut pişirmek, gerçekten de bazen hayatı pişirmeye benziyor. Ne kadar bekleyeceğiz, ne zaman hazır olacak, bir şeyin tam da istediğimiz gibi olmasını sağlamak için ne kadar uğraşacağız? Bu yazıyı yazarken, kadınlar ve erkeklerin dünyaları arasındaki farkı düşündüm. İşte, hikâyemiz başlıyor… Ali ve Ayşe: Zamanın…
Yorum BırakTürk Edebiyatı Nasıl Yazılır? Pedagojik Bir Bakış Türk edebiyatı, zengin tarihi, derin kültürel birikimi ve insanın içsel yolculuğunu keşfetme arzusuyla yazılır. Edebiyatın, yalnızca estetik bir ürün olmadığını, aynı zamanda toplumun reflekslerini, bireysel düşünceyi ve duygusal durumları yansıtan güçlü bir ifade biçimi olduğunu unutmamalıyız. Bir eğitimci olarak, öğrencilerime sadece kelimeleri değil, kelimelerin arkasındaki dünyayı da öğretmeye çalışırım. Çünkü edebiyat, dil aracılığıyla bir toplumun ruhunu, değerlerini ve tarihini anlatan bir aynadır. Peki, Türk edebiyatı nasıl yazılır? Bu soruya yanıt verirken, öğrenme teorilerini, pedagojik yöntemleri ve bireysel/toplumsal etkileri göz önünde bulunduracağız. Erkeklerin problem çözme odaklı, kadınların ise ilişki ve empati odaklı yaklaşımlarını nasıl…
Yorum BırakAnkara-Ilgaz Arası: Gerçekten Ulaşılabilir mi, Yoksa Sadece Bir İllüzyon mu? Hadi itiraf edelim, Ankara’dan Ilgaz’a kadar olan mesafeyi konuştuğumuzda aslında kimse “Gerçekten uzak mı?” sorusunu sormuyor. “Ne kadar sürer?” sorusu da çok popülerdir. 200 kilometreyi aşkın mesafeyle karşımıza çıkan bu rota, göründüğü kadar kolay mı, yoksa “zorlu bir yolculuk”tan mı ibaret? Bu yazıyı okuduktan sonra, belki de bu iki şehir arasındaki mesafeye yeniden bakış açınız değişecek. Bugün, genelde “Ankara’dan Ilgaz’a” deyince aklımıza hemen ulaşım kolaylığı gelir. Ama gerçekten kolay mı? Yolculuk süresi nedir, 200 kilometre gerçekten ne kadar uzun? Daha önemli bir soru ise, bu kadar önemli bir güzergâhın neden…
Yorum BırakEsnek Örgütlenme: İktidar, Katılım ve Toplumsal Düzen Üzerine Bir Siyaset Bilimi Perspektifi Siyaset, yalnızca iktidarın kimde olduğunu değil, aynı zamanda bu iktidarın nasıl kullanılacağını ve toplumsal düzende nasıl işlediğini de belirler. Toplumlar, güç ve iktidarın çeşitli biçimlerde dağıldığı, dönüştüğü ve yeniden şekillendiği yapılardır. Geleneksel hiyerarşik örgütlenmelerin yerine esnek örgütlenmelerin yükseldiği bu dönemde, iktidar, kurumlar, ideolojiler ve vatandaşlık anlayışları yeniden sorgulanmaktadır. Esnek örgütlenme, bireylerin ve grupların daha serbest, yaratıcı ve yenilikçi bir şekilde çalıştığı, aynı zamanda güç ve iktidarın daha dağılmış olduğu bir örgütlenme biçimini ifade eder. Ancak bu dönüşüm, toplumsal eşitsizlikleri ve cinsiyet rollerini nasıl etkiler? Esnek örgütlenmeler gerçekten toplumun…
Yorum BırakYıkama Haslığı Ne Demek? Farklı Yaklaşımlar ve Toplumsal Etkiler Yıkama haslığı, tekstil ve giysi sektöründe sıklıkla karşılaşılan bir terim olsa da, aslında daha geniş bir anlam taşır. Bir ürünün veya kumaşın yıkama sonrası gösterdiği dayanıklılık ve performans, her birey için farklı bir anlam ifade edebilir. Peki, yıkama haslığı nedir ve insanlar bu konuya nasıl bakar? Erkeklerin objektif ve veri odaklı bakış açıları ile kadınların duygusal ve toplumsal bağlama dayalı bakış açıları arasındaki farkları ele alarak, bu soruya derinlemesine bakalım. Yıkama Haslığı: Teknik Perspektif Yıkama haslığı, bir kumaşın yıkandıktan sonra rengini, şeklini ve dokusunu ne kadar koruyabildiğiyle ilgili bir ölçüdür. Bu…
Yorum BırakHayvanat Bahçelerinin Amacı: Küresel ve Yerel Perspektifler Hayvanat bahçeleri… Bu mekanlar, farklı kültürlerde ve toplumlarda çeşitlenen anlamlarıyla uzun zamandır tartışma konusu. Kimisi için bu alanlar, doğal dünyanın eğitici bir yansımasıyken, kimisi içinse hayvanların esaret altında olduğu ve özgürlüklerinden mahrum bırakıldıkları yerler olarak görülüyor. Bu yazıda, hayvanat bahçelerinin amacını hem küresel hem de yerel perspektiflerden ele alacak, farklı toplumların bu mekanlara nasıl baktığını inceleyeceğiz. Küresel ölçekte, hayvanat bahçeleri genellikle eğitim ve koruma amaçlı olarak görülür. Birçok gelişmiş ülkede, hayvanat bahçeleri ziyaretçilere, nadir ve tehlike altındaki türleri tanıma fırsatı verir. Eğitim, bu mekanların başlıca işlevlerinden biridir. İnsanlar, farklı ekosistemleri, biyolojik çeşitliliği ve…
Yorum BırakHavud Ne Demektir? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Bakış Kelimelerin yolculuğu her zaman merak uyandırıcıdır. Bazen bir kelime sadece sözlükteki karşılığıyla kalmaz; farklı toplumların, kültürlerin ve bireylerin zihinlerinde bambaşka anlamlar kazanır. “Havud” da işte böyle bir kelime. Kimi yerde çok somut bir nesneyi işaret ederken, kimi kültürde soyut bir kavramın, bir yaşam biçiminin sembolü haline gelir. Bu yazıda “havud”un anlamını sadece dilsel değil, aynı zamanda toplumsal, kültürel ve bireysel düzeylerde ele almak istiyorum. Küresel Perspektifte Havud Havud, kimi dillerde bir taşıma aracı, yükü düzenleyen bir yapı ya da dayanıklılığın sembolü olarak geçer. Örneğin Güney Asya’da havud, fillerin sırtına yerleştirilen ve…
Yorum BırakReklamlar, hayatımızın hemen hemen her alanında varlar. Bu görsel ve sözel iletişim araçları, toplumsal yapıları şekillendiren, tüketim alışkanlıklarını belirleyen ve bazen de bizleri nasıl hissettiğimiz, kim olduğumuz ve dünyayı nasıl gördüğümüz konusunda yönlendiren güçlü araçlardır. Ancak reklamların hedef kitlesi yalnızca “tüketiciler” değildir. Aslında, her reklam bir kültürel mesaj taşır ve bu mesaj, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamiklere dayalıdır. Peki, reklamlar gerçekten kimlere hitap eder? Gerçekten hepimize eşit şekilde mi yoksa belirli gruplara mı? Toplumsal cinsiyetin, reklamların biçimlendirdiği dünyada önemli bir rolü vardır. Kadınlar ve erkekler, reklamlarda genellikle farklı şekillerde temsil edilir. Kadınlar, genellikle ev içindeki rollerle veya…
Yorum BırakGiriş — Bir kahve kenarında, dostlara fısıldar gibi Arkadaşlar, gelin önce samimi bir itirafta bulunalım: dil bizi tanımlar, sorgular ve bazen de ciddiye almamayı öğretir. “Her nasılsa” dediğimizde yalnızca iki kelime tüketmiyoruz; geçmişten gelen bir alışkanlık, bir üslup kıvrımı, belki de aceleyle fısıldanmış bir mazeret aktarıyoruz. Bu yazıda sizi sıkıcı dilbilgisi dersine sokmayacağım — anlatacağım, merak edeceğiz, bazen de gülüp geçeceğiz. Ama aynı zamanda net olacağım: söz konusu yazım ve anlam farkları olduğunda ne TDK ne de günlük kullanım rastgele davranır. Doğru Yazılış ve Resmî Kılavuz Türk Dil Kurumu’nun yazım ilkelerine göre doğru kullanım “her nasılsa” şeklinde ayrı yazmaktır; birleşik…
Yorum Bırak