İçeriğe geç

Promise ne işe yarar ?

Promise Ne İşe Yarar? Hayatımıza Etkisi ve Kullanımı

Teknoloji geliştikçe, bazı kavramlar da hayatımıza girmeye başlıyor. Bazen bu kavramlar ilk başta kulağımıza çok karmaşık gelse de, bir süre sonra ne kadar önemli olduklarını fark ediyoruz. Bugün bahsedeceğimiz konu da tam böyle bir şey: Promise. Eğer yazılım dünyasına biraz ilginiz varsa, duymuşsunuzdur ama gelin, biz sıradan bir insan gözüyle bakalım. Promise ne işe yarar? Günlük hayatımıza nasıl yansır? Bunu anlatmaya çalışacağım.

Promise Ne İşe Yarar? Hızlı Bir Tanım

Promise, aslında bir yazılım terimi. Ama hayatımıza girmesiyle beraber, bu kavramı daha geniş bir perspektifte, daha günlük bir dilde kullanmaya başladık. Promise, aslında bir “söz” demek. Bir şeyin yapılacağına dair verilen bir söz, ama burada sözün yerine gerçek hayatta bir sonuç elde edene kadar beklemeniz gerekiyor.

Bunu biraz daha somutlaştırmak gerekirse, mesela bir arkadaşınız size bir şey vaat ettiğinde, “Sana şu hediyeyi alacağım” dediğinde, o aslında size bir promise veriyor. Ama o hediyenin size ulaşması zaman alabilir. Belki o hediyeyi almak için bir mağazaya gitmesi, bir süre daha beklemesi gerekecek. İşte bu bekleme süreci, promise’in bir parçası.

Peki, yazılım dünyasında Promise ne işe yarar? Bunu anlatırken yazılımın teknik jargonuna girmeyeceğim. Düşünün ki bilgisayarınızda bir iş yapıyorsunuz ve bu işlem biraz zaman alacak. Mesela bir dosya indiriyorsunuz ya da internette bir veri çekiyorsunuz. Bu işlem tamamlanana kadar bilgisayarınız donmuş gibi görünebilir. Promise, bu tür işlemlerde, bilgisayarın “beklerken” başka şeyler yapabilmesini sağlıyor. Başka bir deyişle, promise “beklerken” bir yandan da ilerlemenizi sağlıyor.

Promise’in Gerçek Hayatta Yansıması: Gündelik Yaşamda Bir Söz

Hadi gelin, bunu daha anlaşılır bir hale getirelim. Geçenlerde bir iş toplantısında, yazılımlarda kullanılan promise kavramı üzerinde konuşulurken, bir arkadaşım bana şöyle bir örnek verdi: “Bir arkadaşınıza ‘çalışmaya gidiyorum, ama sana mesaj atacağım’ dediniz diyelim. Arkadaşınız, mesajı alıp almayacağınızı beklerken başka işler de yapabilir, ama mesajın gelmesi bir süre alabilir.” İşte bu tam olarak promise’in yazılım dünyasında yaptığı şey.

Bu bana çocukluğumdan bir anıyı hatırlattı. Annem, sık sık bana “Akşam size pizza alacağım, bekleyin” derdi. Pizza gecikirdi, ama ben biliyordum ki, annem o sözü tutacak. İşte bu kadar basit! Annem, pizza almak için dışarı çıkıp, gelene kadar ben bekliyordum. Beklerken başka şeyler yapabiliyordum, ama pizza gelene kadar sabretmek zorundaydım. Annemin bu “sözünü tutma” durumu, aslında bir promise’in gerçekte ne olduğunu gösteriyor.

Şimdi biraz daha günümüze gelelim. İş hayatındaki bazı anlarda da promise’leri çok sık gözlemliyoruz. Bir işveren size “Projeyi 2 hafta içinde teslim edeceğiz” diyor. Ancak bu, bazen gerçekten 2 hafta, bazen de 3 hafta alabiliyor. Bu durumda, işverenin verdiği sözü bekliyorsunuz. Beklerken, projeyle ilgili bir şeyler yapabiliyorsunuz, ancak kesin sonuç, “projeyi tamamladık” dediği an geliyor. İşte bu, bir promise’in tamamlanmasıdır.

Promise’in Güçlü ve Zayıf Yönleri

Güçlü Yönler: Beklemeyi Verimli Hale Getirir

Promise’in en güçlü yönlerinden biri, bekleme sürecini daha verimli hale getirmesidir. Yazılım dünyasında, bir uygulama veya sistem çalışırken, kullanıcıların beklemesini engellemek için promise kullanılır. Bu sayede, bir işlem tamamlanana kadar, diğer işlemler yapılabilir.

Mesela bir bankacılık uygulaması düşünün. Parayı yatırırken uygulama size hemen geri dönüş yapmaz, ama bu sırada başka işlemler yapmanıza olanak tanır. Promise, bu tür işlemleri yönetir ve kullanıcıyı bekletmeden başka şeyler yapabilmesini sağlar.

Günlük hayatta da bunun yeri var. Bir telefonla internet üzerinden alışveriş yaparken, ödeme işlemi devam ederken, siz başka bir sayfada gezinmeye devam edebilirsiniz. Alışveriş tamamlanmadı ama zamanınız boşa gitmiyor, çünkü işlemler birbiriyle paralel ilerliyor.

Zayıf Yönler: Sabır Gerektirir ve Hata Riski Taşır

Tabii, promise’in her zaman çok faydalı olduğu söylenemez. Beklemek, bazen sabır gerektirir. Özellikle yazılım dünyasında, internet üzerinden veri çekme veya dosya indirme işlemlerinin tamamlanması bazen beklenenden daha uzun sürebilir. Bu da kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyebilir.

Biraz daha somut bir örnek vermek gerekirse, hayatta da bazen insanlar size söz verir, ama bu sözleri yerine getirmeleri zaman alabilir. Beklerken başka şeylerle meşgul olsanız da, sonucun gelmemesi sinir bozucu olabilir. “Yoksa o pizza gerçekten gelecek mi?” diye düşündüğünüz anlar, belki de yaşamın içinde sık sık karşılaştığımız bir durumdur.

Promise’in Veriye Dayalı Yansıması

Yapılan araştırmalar, yazılım geliştiricilerin çoğunlukla promise kullanarak asenkron işlemleri daha etkin hale getirdiğini gösteriyor. Özellikle büyük şirketlerde, uygulamaların hızını artırmak için promise mekanizmalarına büyük yatırımlar yapılıyor. Yani aslında, yazılım dünyasında promise kullanımı, verilerin paralel olarak işlenmesini sağlıyor, bu da büyük verilerin yönetimi açısından çok önemli.

Sonuç: Hayatımıza Etkisi ve Geleceği

Promise, hem yazılım dünyasında hem de gündelik yaşamda önemli bir yer tutuyor. İnsanların ve makinelerin “söz” vermesi ve bu sözü beklemek, hayatımızı nasıl daha verimli hale getirebileceğimizi gösteriyor. Ancak bu kavram, bazen sabır ve beklentiyle de birleşiyor. Sonuçta, hayat bir promise gibi. Herkes bir şeyler vaat eder, fakat en önemlisi bu vaatlerin yerine getirilmesi ve sürecin yönetilmesidir.

Ne diyelim, belki de hayatımızdaki “bekleme” anlarını daha verimli hale getirmek, daha sabırlı olmak, daha iyi bir yaşam tarzı yaratmamıza yardımcı olabilir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
tulipbet giriş adresielexbett.net